Dedemin İnsanları

Yıl: 2011 | IMDB: | Altyazılar: Türkçe 1, İngilizce 1

Ozan, Ege’de küçük bir sahil kasabasında yaşayan 10 yaşında bir çocuktur. Girit göçmeni dedesi Mehmet Bey nedeniyle arkadaşları onunla “gavur” diye alay etmektedir. Yalnız kalmaktan korkan Ozan, başta dedesi olmak üzere ailesine kızar ”Biz Türküz.” diyerek onlara kafa tutar. Ozan’ın dedesi Mehmet Bey, kasaba eşrafından, saygın bir adamdır. Kasaba halkına kol kanat gerer, sorunlarıyla ilgilenip, onlara yardım eder. Hoşgörürsüyle bilinen Mehmet Bey torununun bu durumundan dolayı üzülmekte ve endişe duymaktadır. Mehmet Bey daha yedi yaşındayken, ailesi zorla topraklarından kopartılmış, mübadeleyle Girit’ten göçmüşlerdir. Mehmet Bey’in en büyük arzusu ölmeden evvel doğduğu toprakları görebilmektir. Bu özlemle sık sık içinde mektuplar olan şişeleri Ege’nin mavi sularına bırakmaktadır.

Aka: My Grandfather's People Dil: Yunanca, İngilizce, Türkçe

Oyuncular

Mehmet Yavas

Ibrahim

Peruzat

Tüm Ekip

için tıklayınız.

Belediye Baskani

Eleonora

Hasan

Fatma

Ozan (Yetiskin)

Çiragin Babasi Berat

Deli Bayram

Haktan

Tahsin

Durmus

Muazzez

Yönetmen: Senaryo: Yapımcı:
ÜLKE
Yunanistan, Türkiye
YÖNETMEN
SÜRE
126 Dakika
6.8 /10 - (16)

Oluşturulma Tarihi: 2017-02-17 - Son Güncelleme Tarihi: 2019-01-18

Altyazılar

Üye girişi yaparak altyazıları tek bir sayfa üzerinden sıralayabilir ve topluca indirebilirsiniz. Üyelik için tıklayınız.
Sürüm/Bölüm/Not Dil FPS Dosya Format Tarih Çevirmen Yükleyen Onay Hit İndir

Türkçe Altyazı
Türkçe 25 1 SubRip 17-02-2017 21:16 DP Fansub 13
Sürüm: Dedemin Insanlari (2011) DVDRip XviD-LTRG
Not: Emeği geçenler; Portecho, aylin, selcukcuk, TiBeTTo, Kenz-i Mahfî, Fildir, hashusdur, azzkaradag, Ying Yang, Timeless, GodLike.

İngilizce Altyazı
İngilizce 25 1 SubRip 17-02-2017 21:15 DVD-Rip 14
Sürüm: Dedemin Insanlari (2011) DVDRip XviD-LTRG

alpalp84 09-08-2017 08:08

Çetin Tekindor gibi kaliteli oyuncu sırtlamış filmi. Ana duygusu insanları ağlatmak olmuş. Çok şirin güzel bir kasaba, mutlu çocuklar, birbirlerini seven komşular, sevinç mutluluk had safhada... Ardından 80 darbesi oluyor, güneş birden batıp gece oluyor. 6/10

benteksizhepin 27-10-2018 10:10

İnsanın ettiği kötülüğü akrep bile etmez insana. Cümle mahlukat dile gelip aman diler. Ama insan dediğin durmaz kıyıp da geçer. Ah bu akıllar ah…- Mehmet Bey Her bir filmi sanki başka bir yönetmen tarafından çekilmiş hissi uyandıran verimli ve başarılı yönetmen Çağan Irmak’tan yine sıra dışı bir iş. Filmin senaristliğini de üstlenen yönetmen dedesinin ona anlattığı yaşanmış hikayelerden yola çıktığını söylüyor. Nerden yola çıkarsa çıksın kusursuz bir senaryo ortaya çıkmış. Yönetmenin bu filmi de bir çok filmi gibi yine zevkle izlettiriyor kendini ve tabii düşündürerek ve tabi hüzünlendirerek. Mübadeleden, Kıbrıs Barış Harekatına oradan 12 Eylül 1980 Darbesine Türkiye’de yaşanan olaylara da bir ailenin çevresinde ayna tutarak. Bir dram filminden daha ne beklenir ki? En sonda söyleneceği baştan söylemek gerekirse, mutlaka izlenmesi gereken bir film. İki kıyıdan iki milyon insanın zorunlu göçe tabi tutulduğu 1923 Lozan mübadelesi ile daha yedi yaşında zor yollardan geçerek Girit’ten Ege’de küçük bir kasabaya yerleşmek zorunda kalan Mehmet Bey’in yaşamı film. Büyüyünce Mehmet Bey burada saygın kasaba eşrafı arasına katılır, kendi gibi göçmen bir kadınla evlenir. Çocukları ve torunları olur. İlginç olan yaşananların on yaşındaki torunu Ozan’nın gözünden anlatılması. Ayrıca mübadele ile ilgili ilginç dökümanter sahneler de var. Küçük Mehmet ve ailesinin yaşadıklarına tanıklık ediyoruz.  Ozan yaramaz kafasına estiği gibi yaşayan tam bir hayta. Girit göçmeni olmaları nedeniyle arkadaşları Ozan’la “gâvur” diye uğraşmaktadır. Yaşananlar, masum olarak kabul edilen küçük çocukların ne kıyıcı olabileceklerini göstermesi açısından ilginç. Olanlardan ailesini sorumlu tutan küçük çocuk “Biz Türküz” diyerek kafa tutar herkese, dedesine bile. Oysa dedesi onu hem torunu hem kardeşi saymaktadır. Torununa ilgisi de şefkati de bitmez. İnsan bir adam, tatlı sert, hoşgörüsü ile tanınan ayrım gözetmeden ihtiyaç sahiplerine kol kanat geren bir adamdır Mehmet Bey. Ve tek dileği ölmeden önce doğduğu toprakları görebilmektir. Duyduğu bu özlemle içinde mektuplar olan şişeleri Ege’nin mavi sularına bırakır umutla. Mehmet Bey’i canlandıran Çetin Tekindor (hep olduğu gibi hakkını vermiş), eşi Nadire hanım Sacide Taşaner (ilk izlediğimde tiyatro kökenli zannetmiştim sesi çok etkileyici), damadı İbrahim rolünde Yiğit Özşener (Ege şivesi harikaydı). İlk sinema filmi olan Gökçe Bahadır (Kayıp Şehir dizisinde ki oyunculuğu gözümün önünden hiç gitmiyor) İbrahim’in eşi Nurdan. Ayrıca Peruzat karakterini ünlü sanatçı Hümeyra (Bu rolü de ondan başkası bu kadar güzel oynayamazdı) ve Zafer Algöz (Darbeci:) Belediye Başkanını oynamış. Mehmet Bey’in anne ve babasını canlandıranlar ise Ezgi Mola (Çok güzel oynamış yine) ve Mert Fırat (Yunancası bir harika:). Bütün ekip küçük rol büyük rol ayrımı olmaksızın kusursuz iş çıkarmış. En sona bilerek bıraktım, gerçek başrol oyuncusu olan Durukan Çelikkaya’yı. Torun Ozan’a kusursuz can vermiş on üzerinde on mesabesinde. Bir dönem canlandırması olarak mekânlar, Mehmet Bey’in 35 plaka Anadol arabası, İbrahim’in kırmızı Java motosikleti, hatta akşam sofrasında ki eski Yeni Rakı şişesi, mutfaktaki Vita yağ kutusu ve müzikler… Oldukça güzel ve seyri hoş şeylerdi. Mehmet Bey’in mefruşat dükkânının olduğu sokak çekimleri eski Milas’tan. Akşam sofralarının kurulduğu bağ evi ise Gümüşlük ile Kadı Kalesi arasındaymış. Son sahnelerde yer alan Ozan’ı kahveye boğdukları yerler Girit’ten. İbrahim - Sen hep söylerdin ya, onlar bizim insanımız biz de onların deye. Nerde onlar baba. Saklandılar mı? Mehmet Bey - Kimbilir belki. Ama elbet çıkarlar birgün saklandıkları yerden. Biraz daha film karesi ve yönetmenin görüşleri için Blog yazım.

Videolar

Galeri