Beyond My Grandfather Allende

Film   2015     [27-05-2018 -> 24-02-2021]

“İlk demokratik-sosyalist cumhurbaşkanı olan Salvador Allende aynı zamanda benim büyükbabamdı. Pincohet’in darbesinden 35 yıl sonra Chicho’yu aramak için-ailesinin takma ismi- Şili’ye geri dönüyorum. İkonik görüntüyü geride bırakarak ailemizin görüntüsünü ve hatıralarını geri getirmek istiyoruz. ” Gönderen : @busillis

Orijinal Başlık: Allende, mi abuelo Allende

Yayın Tarihi: 17-05-2015 [93] Aka:
  • Beyond My Grandfather Allende
Dil: İspanyolca Oyuncular Yapımın Tüm Ekibi Yönetmen: Senaryo: Yapımcı:
ÜLKE
Şili, Meksika
TÜR
Belgesel, Drama, Tarih
SÜRE
90 Dakika
OY VER

JaguaR    21-02-2021 10:31 Id:12212


Uzman

"ABD'nin "arka bahçesinde" bir şeyler oluyor. Latin Amerika'da bugün olanları anlamak için geçmişi öğrenmek gerekiyor. Bu kahırlı kıtanın, kendi kesik damarlarını teker teker dikip, yıllarca sömürülen kaynaklarını asıl sahiplerine iade ettiği bugünlerde, başka bir dünya hayali kuranlara Eduardo Galeano bu kitapla kılavuzluk edecek. Latin Amerika tarihi bakımından önemli başvuru kaynakları arasında yer alan bu kitap koca bir kıtanın nasıl talan edildiğini, beş yüz yıllık sömürge ve emperyalizm geçmişini çarpıcı bir dille, bilimsel verilere dayanarak ve tüm gerçekliğiyle anlatıyor."

Eduardo Galeano'nun "Latin Amerika'nın Kesik Damarları" isimli muhteşem eserinin tanıtımında geçer bu cümleler. Galeano, Güney Amerika'nın makûs talihinin (ve tarihinin) müthiş şekilde özetler bu kitabında. Ve aslında bu kadersizlik hali çok yakın zamana dek bu sürmüştür ve hatta halen sürdüğü bile iddia edilebilir. Soğuk savaş döneminde ABD'nin dünyanın pek çok yerindeki eli kanlı gizli müdahalelerini saymaya gerek yok sanırım. Kore, Vietnam gibi açık örnekleri kastetmiyorum. El altından desteklediği korkunç askeri darbelerden bahsediyorum. Güney Amerika'nın yakın tarihinde de çok kanlı, korkunç darbelerin arkasında ABD vardı. Güney Amerika'nın kapitalist/emperyalist düzenden uzaklaşmasını engellemek için askerleri kukla gibi yönlendirildi, binlerce insan yok edildi, hapsedildi ve pek çok kişi de sürgün hayatına mahkum oldu. Şili'deki yıkıcı askeri darbe ise en çok üzüldüklerimden. Halkın kendi iradesi ile seçtiği Salvador Allende'nin kalleş bir darbe ile yıkılması ve akabinde ölümü (bu konudaki belirsizliği bu belgeselde nihayet öğrenebildim) sonrasında yine baskılar, acılar ve sürgünler. Allende ailesi de bundan nasibini alıp ailenin sürgüne gitmesi ile sonuçların. 1980'lerin sonunda darbeci Pinochet'nin ölmesi sonrasında ülke nefes almaya başlar ve Allende ailesinin bir kısmı ülkeye geri dönme şansı bulur.  Allende'nin torunu  Marcia Tambutti Allende'nin çektiği belgesel film, aileye odaklanıyor. Salvador'un halen yaşayan eşi, çocukları, torunlarını dinliyoruz. Darbe sonrası aile hiç konuşmama kararı alıyor.  Marcia Tambutti Allende ise bunu kırabilmek ve ailenin yaşadıklarını, duygularını bizlere aktarmak için epeyce çabalıyor. Ailenin uzun süreli suskunluğu kırmak kolay değil. Aile dışından birisinin bunu yapması da mümkün değil. O nedenle aile içinden birisinin buna kalkışması doğru bir hamle olmuş. Çok özel açıklamalara tanık oluyoruz, çok sayıda aile albümünden fotoğraflar izliyoruz, ailenin yaşadığı yerleri görüyoruz. Ben izlerken çok etkilendim. Darbe ile hayatları alt üst olmuş çok sayıda aile var. Allende ailesi en azından bir bütün ve sağ olarak hayatta kalmayı başarmış. Yok edilmiş hanedanlıkları düşününce şanslı olduklarını anlıyorsunuz.